Ülkemizde bir süredir akran zorbalığı ve öğretmene şiddet gibi kamuoyuna yansıyan hadiselerde artış görülmektedir. Maalesef son olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan, hepimizi derin üzüntüye sevk eden acı tablo; bizleri düşünmeye, sorumlu davranmaya ve kalıcı çözümler üretmeye sevk etmelidir.
Bellidir ki, yaşanan bu olaylar münferit adli hadiseler değildir. Bu olaylar, az sayıda da olsa çocuklarımızın ve gençlerimizin; sevgisizlik veya benzeri nedenlerle kendisini öfke ile ifade etmeye meyledebildiğini; sınıf arkadaşına, okul arkadaşına, hatta öğretmenine yönelik şiddet içeren bir tavra yönelebildiğini göstermektedir. Sevmeyi ve sevilmeyi eğitim sürecinde özümsetememiş olmak büyük bir eksikliktir. Bu sonuç hepimizin ortak sorunudur; o halde çözümü de hep birlikte üretmeliyiz.
*Üzgünüz ve Önlem Almalıyız*
Pırıl pırıl insanlar yetiştirmesi gereken eğitim yuvalarımızın silahla, şiddetle ve acıyla anılması; hayallerimizin yansıması olan evlatlarımızın ve kıymetli öğretmenlerimizin hayatını kaybetmesi milletçe ortak acımızdır. Benzer olayları, etkin önlemler alarak engellemeliyiz.
*Gençlerimizin Yarınlara Sevgi ve Umutla Bakmasını Sağlamalıyız*
Eğitim kurumlarımız endişe ve üzüntüyle değil; bilim, irfan, vicdan ve umutla anılmalıdır. Çocuklarımızın yüzünde huzur görmeyi temin etmeliyiz. Eğitim müfredatımız; insanı yücelten, nezaketi besleyen, ahlak ve görgüyü öncüleyen, şiddeti kesinlikle men eden bir yapıya dönüşmelidir.
*Medyada Şiddet Özendiren Yayınlara Geçit Verilmemelidir*
Görgü ve hukuk kurallarına uymanın bireyi yücelttiği örneklere ve yayınlara daha fazla yer vermeliyiz. Suç işleyenlerin cezasız kaldığı algısına derhal son vermeliyiz. Yasadışı karakterleri birer kahraman gibi sunan dizilere, filmlere; kaba davranışı ve bireysel silahlanmayı teşvik eden görüntülere izin vermemeliyiz. Kanunsuz insanları değil, aksine kanun insanlarını güçlü ve örnek modeller olarak sunmalıyız.
*CEM Vakfı olarak;* insanı merkezine alan, ilmi, ahlakı ve insan sevgisini en yüce değer bilen anlayışımızla temennimiz; sevginin, hoşgörünün, vicdanın ve bilimin ışığında, hiçbir yurttaşımızın zarar görmediği huzurlu bir toplumsal iklimin hep birlikte korunması ve güçlendirilmesidir.
Bu vesileyle; insan sevgisini merkeze alan kadim irfanımızla, Yunus Emre’nin “Yaratılanı severim, Yaradan’dan ötürü”; Mevlana’nın “Sevgi, insanı kendine ve Yaradan’a yaklaştırır”; Hacı Bektaş Veli’nin “Bizim yolumuz ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur” şeklindeki vicdan, merhamet ve sevgi dolu öğretileri ışığında; hepimizin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek gençlerimizi ve toplumsal huzurumuzu koruyacak bir geleceği inşa etmeyi diliyoruz.
Saygılarımızla,
*CEM Vakfı Genel Merkezi*